Hayatımız bize ait. Bu hayatta var olmuşsak kararlarımızı doğru verip ve kararımızın arkasında durmamız gerekir. Bu kararlar başkalarına yanlış geliyor olsa bile,

biz mutluysak ve bir şeylerin yolunda gittiğini hissetmeye başlamışsak dış etkenlerden etkilenmemeliyiz.

Hayatımıza yeni insanlar , yeni aşklar, yeni dostlar almaya başlamışsak eskisine göre daha seçici davranmamız gayet normaldir. Aynı yaraları aynı acıları hiç birimiz yaşamak istemeyiz ve yaşatmakta istemez. Kimse kötü değildir. Ben kötülüğün var olduğuna inanmayanlardanım. Sadece sevdiğimiz bir dostt’un bize daha sert yaklaşımları olur. Onu o an tanıyamayız ve bize kötülük yapmış gibi gelir. Bu gerçeği kimse kabullenmese de kötü insan yoktur. Hayatımızda sadece kötü olaylar vardır. Hepsi bu ….

Hayatımızda ki insanların gerçekten bizim için doğrumu olduğunu anlamamız için küçük sınavlar yapabiliriz onlara. Bunu onlara aksetmeden ama.

Beyaz yalanlarla bugün hasta olduğunuzu ama çok mühim bir şey olmadığını söylebilirsiniz mesela. Tepkilerini ölçebilirsiniz. Size olan yaklaşımlarını.  Size , bir şey olmamış gibi mi? davranıyor yoksa daha hassas mı? davranıyor .Bu gibi ufak sorularla onları hayatınıza ya alırsınız ya almazsınız. Gene her yazımda bahsettiğim gibi olay “ kendinizde bitiyor “ demek istiyorum.

Hayatta, çevrenizdekilerin isteklerine göre yaşamayın. Komşular bu kıyafetimi ayıplar,akrabalarım çok kahkaha attığımda hakkımda yanlış düşünür gibi kuruntulara kapılmayın. Bu hayat sizin ve bir şans daha verilmeyecek sizlere. Emin olun siz içten ve gerçekten gözlerinizin parıltısıyla kahkaha atıyorsanız bunu ayıplayanları ayıplamalısınız. Çünkü sizin duygunuzu içinizde yaşamanız zorunda bıraktıkları için onlar kınanmalı bu toplumda. Senin aslın neyse canın neyse cananında odur..

Başkalarına teslim etmeyin hayatlarınızı. Belli zamandan sonra onlarda sizin içinizde ki saf masumiyeti anlayacakları için size alışacaklar.

Acabalarla yaşanılan hayat , isteksizce yaşanılan ve bir anlamı olmayan yaşam biçimidir.Bizler çok canlı ve neşeli yaşamak istiyoruz. O an, gecenin bir yarısı sokakta ağlamak istiyorsak  hıçkıra hıçkıra ağlamalıyız. Sabahın kör vaktinde caddede araba beklerken kendi kendimize kahkaha atabiliriz. Bu kimi ilgilendirir ki hayat bizim … Ben nasıl mutluysam kimin ne düşündüğünün bir önemi yok benim için..

Ancak böyle ulaşacağım gerçek huzura ve mutluluğa…

Acabasız hayatlar ve yaşantılar temenni ediyorum.

 

 

 

Merve kağnıcı

Yorum ekle